Coğrafi Konum

Coğrafya konum koordinatları, enlem 39.305 ve boylam 39.816.

Markasor veya diğer adı ile Dokuzkaya köyü, Tunceli ilinin Nazımiye ilçesine bağlı bir köy. Nazımiye ilçesine en uzak köy. Aslında 1993 yılına kadar köydü. Arpaçukur, Yukarı Markasor ve Aşağı Markasor olmak üzere üç mezrası vardı. Arpaçukur ve Yukarı Markasor’da dağınık bir yerleşim vardı. Her hane kendilerine ait arazi üzerine kurulmuştur. Arpaçukur’da 7 hane, Yukarı Markasor’da 10 hane, Aşağı Markasor’da 10 hane diyebileceğimiz büyük evler vardı. Her hanede duruma göre 2 ile 4 aile yaşardı, Kendine göre kalabalık ve çok canlı bir yaşam vardı. Köyün sınırları kuzeyde Meydan dağı ve Eğriblen köyü, güneyde Harçık çayı ve Tunceli-Pülümür kara yolu, batıda Bezik ormanını içine alan sınırıyla Büyükyurt ve Dereova köyleriyle, doğuda Üskele yaylasını içine alan sınırıyla Kimsor ve Çivarik köyleriyle komşuydu.

Köyde bir zamanlar yaşam doğaya ve mevsimlere göre ayarlı ve değişkendi. Bura insanı içinde yaşadığı çevreyle, doğasıyla; yaşam olarak bütünleşmiştir, Yaşadığı ortamdan koparılması, yaşamdan koparılması anlamına gelir. Mevsimler değişince yaşamda değişiyordu. Geçim kaynağı ağırlıklı hayvancılık ve tarımdı. Arpaçukur’dakiler mart ayında Üskele yaylasına giderler ve eylül sonu ile ekim ayı başında köye dönerlerdi. Yıllık ortalama 7 ay yaylada kalınırdı. Bahar ve yaz aylarında topladıkları hayvansal ürünlerin bir kısmını kendilerine ayırır, bir kısmını Erzincan veya Elazığ’a götürüp pazarda satarlardı. Kışında köyün dışında kom denilen ormanlık alanda ve özellikle keçiler için yapılmış evler vardı. Keçiler kar yağınca koma götürülür. Ve ortalama 4 ay komda kalınırdı. Komda bu hayvanlar için yaz aylarında kuru ot ve meşe yaprağı depolanmaktadır. Keçiler farklı özeliği olan hayvanlardır. Seçici, doğadaki en taze bitkilerle, ağaç dallarıyla beslenirler.

Kışın en kötü ve fırtınalı havalarda bile dışarı çıkarılır ve meşe ağaçlarındaki dallar çok bilinçli şekilde budanarak hayvanlara verilirdi. Çünkü gelecek kış için de bu ağaçlara ve dallara ihtiyaçları vardı. Bu yöre insanı için keçiler beslenme özelliklerinden dolayı bakımları kolay verimi yüksek ve özel hayvanlardı. Tabi kışında keçilerin çok sevdiği meşe dalları budaklanır baharda ağaçlar daha gür dallar verirlerdi. Onun için keçilerin sütü, eti ve yağı farklıdır. Koyun ve sığırlar ise köyde ve daha ziyade evlerin altındaki ahırlarda ortalama 4 ay kuru ot, saman ve kuru meşe yapraklarıyla beslenir ve kış boyu bakılırdı.
Zamanla nüfus ve iş gücü artınca erkeklerin bir kısmı ve genellikle kardeşler münavebe ile büyük kentlere ve ağırlıklı olarak İstanbul’da çalışmaya giderlerdi. İstanbul’a çalışmaya gidenler, gidip köylüsünü bulur ve onların yanında iş tutardı Bizim köylülerinin İstanbul’daki mekanı o zamanlar Eminönü’nde Küçükpazar’dı. Genellikle aynı handa ortaklaşa kiraladıkları odalarda kalırlardı.

Şu an her üç mezradaki bütün evler yakılmış, yıkılmış ve insansızlaştırılmış, muhtarlığı alınmış, insansız bir eski köy diyebiliriz

Dokuzkaya Markasor Derneği kamera sistemleri İGG Teknoloji tarafından sağlanmaktadır.