HACI BEKTAŞ DERGAHI POSTNİŞİNİ HAMDULLAH ÇELEBİ’NİN 1826’DA KIRŞEHİR ŞERİAT MAHKEMESİN’DE YARGILANMASI Şeyh Hamdullah Çelebi: Adım Mehmet Hamdullah; annemin adı Rahime, babamın adı Seyit Şeyh Feyzullah Efendi, tevellüdüm 1183’dür. Pir-i Horasan Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli sulbü ve soyumdur. Onun şerefli vakfı mütevellisi meşihatıyım. Evladiyelik, velilik ve vakıf mütevelliliği reisliği ecri almaktayım. Halife padişah üçüncü Selim Han’dan

Devamını Oku…

Dokuzkaya’da doğup, çocukluğunu, gençliğini, yaşam yıllarının bir kısmını bu köyde, bu vadide, bu dağlarda yaşamış bir nesil olarak bizler; Markasor deresindeki suların o melodisini, Bezik ormanların rüzgardan hışırdayan yeşilini, Üskele yaylasının rengarenk güzelliklerini, vadinin doruklarını oluşturan mor dağların heybetini unutmamız mümkün değil. Bu doğal hayat ruhumuzu saran bir sevda gibidir, Bizler bu sevdayı yaşadığımız sürece

Devamını Oku…

Artık üzerinde insanların yaşamadığı bu topraklar yürekler acısı bir mezarlıktan başka bir şey değil. Başını karlı dağların arasından kaldıran güneş; göz kırpıyor yabanıl hayata. Burası bin bir renk çiçekler ile bezenmiş o yer işte. Zembul kokusunun dört bir yanı sardığı,sümbülü, lalesi, kengeri, gelinciği, böğürtleni ile o kutsal çiçekler ülkesi , yani Üskele yaylası. Güzel olan

Devamını Oku…

Soru: Ali hocam Zaza’lar kimdir? A.K.; Hint-Avrupa dil ailesinin İran’i diller grubuna ait olan Zazaca’yı konuşan bir halktır. Zaza’lar, Beluciler, Farslar, Kürtler, Gilanlar, Osetler, Afganlar, Peştunler, Lorestanlılar, Mazenderanlılar, Tacikler ve diğer İrani halklarla dil ve kültür bağlamında bir çok ortak özellik paylaşırlar. Tüm bu İrani halkların dilleri birbirine akrabadır yüzlerce ortak kelime barındırırlar. Soru: Zaza’lar,

Devamını Oku…

İstanbul’da yaşayan Markasor-Dokuzkaya!lılar tarafında kurulan Markasor-Dokuzkaya Yardımlaşma ve Dayanışma derneği; sosyal ve yardım faaliyetlerine Hüseyin Gezer başkanlığında devam ediyor. 15 haziran 2013’te Hüseyin Gezer ve yönetim önderliğinde 20 kişinin katıldığı köye hasret gezisi düzenledi. Başkan Gezer, ”değerli köylü hemşerilerimizin köylerine yeniden sahip çıkmalarını istiyoruz, herkesin imkanları nispetinde köylerine yatırım yapmalarını, en azında yaz tatillerinin bir

Devamını Oku…

Anadolu ve Mezopotamya toprağında Zazaca/Kırmançki dili dışında 17 dil tehlike çanları çalıyor.   Anadolu ve Mezopotamya toprağında Zazaca/Kırmançki dili dışında 17 dil tehlike çanları çalıyor. O diller, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün Tehlike Altındaki Diller Dünya Atlası yenilendi. Daha önce 1996 ve 2001 yıllarında yayınlanan atlasın Mart 2013 versiyonunda dünyanın dört bir yanından

Devamını Oku…

Çeşitli nedenlerle bireylerin bulunduklar ortamlarından ayrılarak yaşamlarını farklı yerlerde sürdürmelerini amaçlayan göç olayı insanın yaşam biçimini, sosyal, toplumsal ve psikolojik yapısını derinden etkileyen yaşam olaylarıdır. İç göç, Türkiye’nin hızlı bir toplumsal dönüşüm sürecine girdiği 1950’li yıllarda, dış göç 1960’lı yıllardan beri ülkemizin en önemli sosyolojik olgulardan biridir. Bu süreçte başlayan ve ekonomik nedenlere bağlı bu

Devamını Oku…

Köylerine Keşif Götürmek İçin Köprü Yaptılar Tunceli’nin Nazimiye ilçesine bağlı Dokuzkaya köylüleri, geri dönüşler için gerekli olan keşif için, kendi çabalarıyla Pülümür Çayı üzerine köprü yaptı. Nazimiye ilçesine bağlı Dokuzkaya köyü 40 hane iken, 1994’te güvenlik gerekçesiyle tamamen boşaltıldı. Köyün şehir ve diğer köylerle tek bağlantısını sağlayan asma köprüsü de aynı gerekçeyle yıkıldı. Dokuzkaya köylüleri,

Devamını Oku…

Dersim Farsça-Gileki de“der” (kapı), “sim” (gümüş), , Dersimce de ise (Kırmançi-Zazaca) “deyr-sim” sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır. Türkçe’ye “gümüş kapı” olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine “DARANİS” adını verdikleri ve Anadolu’ya ilişkin en eski adların başında “Dariaini”ni geldiği belirtilmektedir. Dara (Darius) döneminde (MÖ 521-486)İran dan Kızılırmak a kadar Dersimi de

Devamını Oku…

Ey müktedirler! Ey hükümranlar! Yedi sülale dedelerimizin, babalarımızın yıllarca yaşadıkları bu topraklar şimdi çorak, sahipsiz ve insansız. Sebepsiz yaşadığımız bunca yıkım, kıyım, sürgün yetmedi mi? Günün dar, kısır siyasetin ruh halinden uzaklaşıp; Acaba bizim için bir parça akli-selim düşünmenin zamanı gelmedi mi? Veya o zaman,ne zaman gelecek bizim için! Hiç düşünüyormusunuz evren kaç yaşında, ya

Devamını Oku…